Türkçe ||عربــــي || English

 

Şifremi unuttum    Yeni üyelik       E-mail:     Şifre:    
   ANA SAYFA
   BİZE DAİR
   SEMİNERLER
   MAKALELER
   TERCÜME MAKALELER
   FAALİYETLER
   YAYINLAR
   SÖYLEŞİLER
   SİZDEN GELENLER
   İRTİBAT
Google Grupları
Darulhikme grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et
Tüm site içeriğinde ara
ÇOK OKUNANLAR
Rıhle Dergisinin 7. Sayısı Çıktı
İslâmî Bilincin İhyası/Ebubekir Sifil hoca
Rıhle Dergisi'nin 2. Sayisi Çıktı
İhyâu Ulûmi'd-Dîn/T. Hakan Alp
SON EKLENENLER
Karaman Hocanın "Var"ları ve "Yok"ları-2
Dil Belası
Başörtüsünün Referans Kaynakları
Karaman Hocanın "Var"ları ve "Yok"ları-3
Pakistan halkı bize bakıyor

 
  Abdullah Zerrar Cengiz
 
 

Tevfîk el-Hakîm
Tevfîk el-Hakîm, bugünkü nesil için olduğu gibi, kendi nesli için de Mısır’lı yazarların en üst mevkiindedir. Ünlü bir oyun yazarı, romancı ve düşünür olan Tevfîk el-Hakîm İskenderiye’nin Muharrem Bey mahallesinde 20. yüzyılın başlarında eyalet hâkimi bir baba ve zengin bir asilzade Türk hanımefendisinin çocuğu olarak; kendi açıklamalarına göre 1898 de, başka bilgilere göre ise 1902 ya da 1903’de doğmuştur.[1]
 
Babasının memuriyeti dolayısıyla Mısır’ın çeşitli illerinde bulunmuş ve annesinin sıkı denetimi altında yetişmiştir. Ailesinin isteği üzerine Kahire’de hukuk tahsilini tamamladıktan sonra bu mezuniyeti devlet memuru olmasına yeterli olmayınca oyun yazarlığına başlamış ve Milli Mücadeleyi anlatan ilk oyunlarını, ailesinden çekindiği için, “Hüseyin Tevfîk” ismini kullanarak 1919’da “Ukkâşe Kardeşler”i yazmıştır.[2]  İngiliz işgali aleyhine yazdığı ve yazıldıktan hemen sonra yasaklanan “Ağır Misafir” adlı oyunu da ilk oyunlardan biridir.[3] El-Hakîm’in, Sa’d Zağlül’un anti-İngiliz hareketinde yer aldığından dolayı göz altına alınması da yine bu yıllara rastlamaktadır.[4] 
 
Oğlunun kendisi gibi hukukçu olmasını isteyen babası yüksek lisans ve doktora yapması için onu 1925’te Paris’e gönderir. Paris’te yaklaşık 4 yıl kalır ancak bu süre içinde daha ziyade edebiyat, opera ve tiyatro ile ilgilenen El-Hakîm, kendi adını kullanarak yazdığı ilk oyununu burada kaleme alır ve bir yıl sonra da “Avdetü’r-Rûh (Ruhun Dönüşü)" adlı romanını yazar.  
 
Fransa’dan diploma yerine entelektüel zihin yapısı ve farklı bir misyon yüklenerek 1928’de Mısıra dönünce[5] babasının, oğlunun dönüşünü kutlamak için hazırlattığı çadırları, kızarak yıktırdığı söylenir.
 
El-Hakîm, Mısır’a döndükten sonra[6] Tanta, Demenhûr, Desûk, Fasrkûr, Kûm Hamrâde ve Eytâ’l-Bârûd başta olmak üzere bir çok kasabada Mısır Adalet ve Sosyal İşler Departmanına bağlı olarak yaklaşık 5 yıl hâkimlik yaptı.[7] 1936’da Milli Eğitim Bakanlığı Tahkîkât İdaresi Müdürlüğü ve İctimâî İrşad Müdürlüğü görevlerinde bulunan El-Hakîm’in resmi kariyerini edebiyatla birleştirmek istemesi yetkililerle arasını açınca resmi görevinden istifa ederek “Ahbâru’l-Yevm” de gazeteciliğe başladı.[8]  
 
Kendisini siyasilerden her zaman uzak tutması, politik ve sosyal sistemi keskin bir dille eleştirmiş olması yeni Mısır hükümeti nezdinde kabul görmüş ve bunun neticesinde de devrimden hemen sonra Mısır Ulusal Devlet Kitapları Müdürlüğü’ne ve Ulusal Sanat Edebiyat Yüksek Konseyi üyeliğine atanmasına vesile olmuştur.[9]   1959 yılında Birleşik Arap Cumhuriyeti temsilcisi olarak UNESCO’da görev yapan El-Hakîm 1961 yılında dönemin devlet başkanı Cemâl Abdu’n-Nâsır tarafından Devlet Takdir Nişanı Ödülü’ne layık görülmüştür.[10] 
 
Bütün dünya tarafından “Usfûru’ş-Şark (Doğunun Serçesi)" olarak isimlendirilen el-Hakîm 1930-1940 Arap Daması’na yeni bir anlam katarak, Mısır ve Modern Arap Daması’nda  öncü olmuştur.[11] 
 
Çağdaş Mısır ve Arap tiyatrosunda gerçekçi, tarihsel ve de gerçeküstü tiyatronun kurucusu olan el-Hakîm, İskenderiyeli duyarlılığı derin ve geniş kültürü ve sürekli canlılık halindeki üreticiliği, O’nu toprağına derinlemesine kök salmış bir estetik yenilenişin öncüsü durumuna getirerek, hemen hemen bütün Arap ülkelerinde adı tiyatro ile birlikte anılır hale gelmiştir. 
 
Tâha Hüseyin, Arap dilinde içimizden çıkan ilk tiyatro yazarı olarak gördüğü yazarımız hakkında; “O, taklit etmiyor, kimseden çalmıyor, daima kendi içinden geldiği gibi yazıyordu, öyle bir yazmaydı ki bu, sanki kendisine vahyediliyormuş gibi, sürekli ilham ediliyormuş gibi yazıyordu”[12] demektedir. 
 
1982 yılında Mısır Yazarlar Birliği başkanlığına seçilen Tevfîk el-Hakîm, kendisinin de içinde yer aldığı Akkâd, Tâha Hüseyin v.b. kuşağının çektiği sıkıntıların genç yazarlar tarafından çekilmesini tasvip etmediğinden onlara daima destek olarak yazmaya teşvik etmiştir. 9 Ekim 1982 tarihli “Ehram Gazetesi”nde yayınladığı vasiyetinde tüm kitaplarını “Bütün yazarlar ve kalemini kullananlara” diyerek “Mısır Yazarlar Birliği Kütüphanesi”ne hediye etmesi de bu yoldaki samimiyetinin  en açık delilidir. 
 
Eserlerinde yer yer Kur’an-ı Kerîm, İncil ve Tevrat gibi kutsal kitaplardan alıntılar yapması pek çok kere “el-Hakîm’in Tiyatrosu İslamî midir?” sorusunu gündeme getirmiştir. Bu soruyu Dr. Receb el-Beyûmî[13] şu şekilde cevaplandırmaktadır. “Tevfîk el-Hakîm’in Ehli-Kehf, Süleymân el-Hakîm, Es-Sultân el-Hâir ve Hz. Muhammed (S.A.V.) adlı eserlerini bir çok sanat ve edebiyat eleştirmeni kutsal metinlere yaptığı atıflar ya da alıntılar nedeniyle İslâmî olarak kabul etmektedir. Hâlbuki kutsal metinlerin ne şekilde olursa olsun bir eserde kullanılması o eseri İslami yapmaz. Saydığımız bu eserler içerisinde büyük bir titizlikle seçilen ve Hz. Muhammed’in siretine uygunluk arz eden ifade ve diyalogların yer aldığı Hz. Muhammed (S.A.V.) adlı eseri İslâmi Edebiyat içerisinde hiç şüphe götürmeyecek derecede mümtaz bir yere sahiptir.”[14] 
 
Her şeyiyle kendini yazmaya veren el-Hakîm, 40 yaşında evlendiği hanımından bir kız ve bir erkek evlat sahibi olmuş, ama takdîr-i ilâhi önce hanımını, ardından da oğlunu kaybetmiştir. Bu acılar bile O’nun fikrî mücadelesinden ayrılmasına ve fikirlerini her yerde yılmadan usanmadan yazmasına mani olamamıştır.[15]
 
Bütün hayatını yazmaya vakfeden yazarımız, 1987 yılının Eylül ayı sonlarında bir Pazar günü[16] Kahire’de hayata veda etmiştir. 
 
Tevfîk el-Hakim oyunlarını,  sahneye konulmasından çok okunması için yazıyordu. Onun yazılarını bu anlamda 3 gruba ayırabiliriz;
 
1- Kısa oyunlar, deneme ve hikâyelerden oluşan “Kısa Çalışmalar”
2- Sosyal ve politik eleştirileri içeren “Uzun ve daha ciddi Çalışmalar”          
3- Trajedi, Drama ve Yunan Felsefesi ile Alakalı Çalışmalar (İki adet sosyal-felsefî roman gibi)[17] 
 
Yazar tiyatronun, diğer edebi türlerden farklı olarak insanın evrendeki konumuyla daha yoğun bir ilgiye sahip olduğunu belirtir.. O’na göre “insan, sürekli konuşmak, soru sormak ve cevap almak ister. Tiyatro oyunu ise romanda olduğundan daha fazla bir şey söylemek durumundadır. Çünkü bir tiyatro oyunu kişisiz olamaz. Kişiler de konuşmadan diyalog kurmadan oluşamaz. Eğer kişiler hiçbir şey söylemezlerse oyun durur. Bu açıdan tiyatro oyunu, tamamen insana dayalı bir eser olması bakımından insanoğlu ile birebir ilişkilidir.* 
 
Toplumsal olayları irdeleyen ve topluma bakış açılarını değerlendiren yazıların ağırlıkta olduğu “Min el-Burcu’l-Âjî” (Fildişi Kulesinden-1940) adlı eseri onun yazılarına ait seçkin bir koleksiyondur.[19]   
 
Son oyunu “Yâ Tâli‘a’ş–Şecer (Ey Ağaca Tırmanan)" yazarın irrasyonelin tiyatrosu, diye adlandırdığı tarza bir yönelişdir. El-Hakîm’e göre bu tiyatronun ustaları bir yandan Brecht, bir yandan da, Becket Vautier ve Adamov’dur.[20] 
 
El-Hakîm, Fransız kültürünün bağrına yaslanmıştır ama yazılarının konusu, üslubu ve genel eğilimiyle yeni ufuklar arayışı içindedir. Kendinden öncekilerden çok daha ciddi bir sentez peşindedir; “Genel insâni meselelerle bugünkü Mısır’ın kültür problemini birleştirmek.” İlk önemli romanı, “Ruhun Geri Dönüşü”nü (Avdetu’r-Rûh) 1927’de Fransa’da yazmış, 1933’te Mısır’da yayımlamıştır. Çağdaş Mısır orta sınıfı ve köylülerinin hayatı ve meselelerini, mecâzî bir üslup ve çok sayıda dramatik durumlarla canlandırılmış bir olay dokusu çerçevesi içinde, Sa’d Zaglûl tarafından 1919’da yürütülen Mısır kurtuluş savaşıyla bir arada tasvir eder. Yazar kendi düşüncelerinin çoğunu, kitabın başkahramanı lise hocasının ağzından ortaya koyar. Bu roman Fransızca, İbranice ve Rusça olarak da yayımlanmıştır.  
 
Bunlar arasında şahsi tecrübelerine dayanarak yazdığı “Bir Mısır Köyündeki Savcının Güncesi”nde, yükselme peşindeki bir devlet memuruyla hesaplaşır ve fellah köylerindeki monoton hayatı, gençliğinde nasıl görmüşse öyle tasvir eder. Bu köylerden birinde yürütülen, resmi makamlarca takip edilen bir ceza davasını örnek olarak ele alır.  
 
Ayrıca, tek perdelik ve daha uzun (beş perdelik) oyunlara varıncaya kadar sahne eserleri yazmıştır. Bunlardan bir kaçı, tarihi olaylardan, çoğunluğu ise aktüel problemlerden yola çıkmaktadır. Bu dramların bir çoğu sembolik karakterdedir. Mesela “Delilik Nehri”, “Herhangi Bir Ülke” sakinlerinin ruh hastalığının nedenini, hepsinin büyülü bir nehrin suyundan içmeleri sonucunda ortaya çıkmış gibi anlatır. Yalnız padişah ve veziri, başlangıçta bu nehirden kendilerini sakınırlar; fakat onlar da insan yığınların zorlamasıyla en sonunda bu büyülü sudan içerler ki, sadece padişah ve vezir delidir suçlamasından kendilerini kurtarsınlar. Yazarın burada neyi kastettiği çok açıktır: Modern toplumun, insanı zorla içine soktuğu konformizm…  
 
Aynı eğilim, daha sonraları yazdığı bir başka eserinde de görülür. Bu eserinde Birleşmiş Milletler’de hüküm süren karşılıklı yanlış anlama ve kötüleme  atmosferini, iki genç nişanlıyı sebepsiz yere birbirlerinden uzaklaştıran anlaşmazlık ve suçlamalara benzetir. Kıssadan hisse ortadadır: Samimiyet, özel alanda da devletler arası alanda da, ayırıcı fikir farklılıklarının giderilmesi için tek çaredir. El-Hakîm’in romanları, tiyatro eserleri ve küçük öyküleri, bu kahramanların özelliklerine yönelttiği eleştiri ne kadar ağır da olsa, olay kişilerinin keskin karakterlerinden çok, çağdaş Mısırın gerçeğe yakın anlatımıyla dikkati çeker. Bunlarda, uygun edebi formu bulma çabasının yanı sıra, yazarın düşüncesindeki gerçeğe bağlılık da kendini gösterir. 
 
Tâha Hüseyin, mükemmel bir hümanist olarak mütalaa edilirken Tevfîk el-Hakîm, gerçi eserlerinin bir çoğu daha önce de belirttiğimiz gibi Fransız sembolizminden etkilenmiş olsa da, ustalıkla sunulan geniş bir ilgi yelpazesini, edebiyatında gerçekleştirir.  Gerçekten bu tarz, 1. Dünya savaşından az önce ve bitiminden sonra modern Mısır’da geniş taraftar çevresi bulmuştur.[21]  
 
Tevfîk el-Hakîm, üzerine bir çok araştırma yapılmış, sayısız makale ve kitaplar yazılmıştır. İçerisinde Türk araştırmacıların da bulunduğu bu çalışmalardan bazılarının isimleri şöyledir;  
1-         Tevfîk el-Hakîm                                  İsmail Edhem-İbrahim Naci
2-         Tevfîk el-Hakîm                                  Ahmed Abdurrahim Mustafa
3-         Tevfîk el-Hakîm’in Tiyatrosu                Muhammed Mendûr
4-         Meçhul Tiyatrolar                               Fuad Devvârah
5-         Bilmediğimiz Tevfîk el-Hakîm Ramses  İ’vaz
6-         Rüya ve Geçek Oyunu                        George Trâbîşî
7-         Mutezile Devrimi                                 Ğâlî Şakir[22]
8-         Üstad Tevfîk el-Hakîm’e                       Şehid Seyyid Kutup[23]
9-         Tevfîk el-Hakîm ve Üç Tiyatrosu            Ayşegül Ergül[24]
10-       Tevfîk el-Hakîm ve “A’vdat al-Ruh”          İsmail Hocaoğlu[25] 
 
 
El-Hakîm’in pek çok eseri İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Almanca, İsveççe, İspanyolca, İbranice, Farsça ve Türkçe’ye çevrilmiştir. Tiyatro oyunları ve romanın yanı sıra eleştiri, düşünce ve tefsîr alanında yaklaşık 67 eser vermiş olan El-Hakîmin kitaplarından başlıcaları şunlardır; 
 
1-         Muhammed ( S.A.V.)    
2-         Yevmiyyât Naib fi’l-Eryâf           
3-         Ehl-i-Kehf,                   
4-         Min’el-Burci’l-Âji           
5-         Mesrahu’l-Müctema‘     
6-         Erinî’Allah                   
7-         Himâr’ul-Hakîm
8-         Et-Teâduliyye,
9-         Er-Ribât’ul-Mukaddes   
10-       Şehrâzâd,                    
11-       Usfûr’un Min’eş-Şark                
12-       Süleymân’el-Hakîm      
13-       El-Melik Ôdîb,
14-       Sultânu’z-Zalâm                       
15-       Fennu’l-Edeb,   
16-       Adâlet ve Fenn
17-       Zühratü’l-Ömr               
18-       Ya Tâlia’ş-Şecer           
19-       El-Eydi’n-Nâ‘ime
20-       Es-Safkatu                  
21-       El-Vertatü                    
22-       Et-Taâmu Li Külli Fem
23-       A’vdetü’r-Rûh               
24-       Es-Sultânu’l-Hâir          
25-       Meclisü’l-Adl    
26-       Kâlibuna’l-Mesrahi        
27-       El-Muhtâr Tefsîru’l-Kurtubi, “el-Câmi‘u li Ahkâm el-Kurân”[26]

 

[1] Jacob M. Landau. Modern Arap Edebiyatı Tarihi ( 20.Yüzyıl ) S. 23-25, Çev. Dr. Bedrettin Aytaç.Gündoğan Yayınları 1994 Ankara
[2] Encyclopedia of Arabic Literature, Vol.I, London.1998. Routledge. Edited By Julie Scatt Nleisami and Paul Starkey.
[3] Mehdi A’llâm, El-Mecmai’yyûn fî Hamsîne A’men. Kahire, 1986. S.93-94
[4] Jacob M. Landau. Dictionary of Oriental Literatures, ed. JIRI Becka C.III London S. 68
[5] Pierre Cachia. An Overwiev of Modern Arabic Literature. Edinburgh , 1990. S.152-170.
[6] Nadan Safran, Egypt in Search of Political Community.
[7] Bu yıllara ait hatıralarını “Yevmiyyât fî Eyyâm’il-Eryâf” adlı kitabında topladı. Çvr.
[8] Halid Muhammed Gazi. Risâletü Mısr’ıs-Sekâfe, Âlemü’l-Kütüb, 1998 Riyad. Yıl ! Sayı 9. S. 144-145; Encyclopedia of Arabic Literature, Vol.I, London.1998. Routledge. Edited By Julie Scatt Nleisami and Paul Starkey.
[9] Nadan Safran. A.g.e.; Halid Muhammed Gazi. A.g.e.
[10] Abdurrahîm el-Kettânî - Abdulaziz Bağdâd, El-Müfîd fî Terâcimi’ş-Şu‘arâ ve’l-Udebâ ve’l-Ulemâ ve’l Fukahâ, S.118-119.  Dâru’s-Sekâfe, 2000. ; Halid Muhammed Gazi. A.g.e.
[11] Abdurrahîm el-Kettânî - Abdulaziz Bağdâd, A.g.e
[12] Mehdi A’llâm, El-Mecmai’yyûn fî Hamsîne A’men. Kahire, 1986. S.93-94
[13] Yazdığı kitaplar ve verdiği derslerle meşhur Mısır’lı edebiyatçı, şair ve sanat edebiyat eleştirmeni. El-Ezher Üniversitesinde fahri hocalık yapmaktadır.
[14] Dr. Receb el-Beyûmi, Mecelletü’l Edeb’i’l- İslâmî. 2. Yıl. Sayı.7, S.6-10. 1996 (Muharrem 1416)
[15] Halid Muhammed Gazi. A.g.e.
[16] Lemî’ el-Mutîî, Mevsûa’tü Hâzâ’r-Raculü Min Mısr, S. 113, Dâru’ş-Şurûk, 1997 - Beyrut.
[17] Nadan Safran. A.g.e.
* Tevfîk el*Hakîm’in tiyatro görüşleri için bkz: “İrrasyonal Tiyatro Üzerine” Çev: M. Tekşen, Yönelişler - Temmuz 1981.
[18] Şemseddin Muhammed b. Ahmed b. Ebû Bekr b. Ferah el-Ensâr 1273, Kahire 1977 XXIV-896XIIpp. El-Hey'etu'l Mısriyye li'l-Kitâb.
[19] Pierre Cachia. A.g.e.
[20] İlim ve Sanat, Mayıs-Haziran 1985. S.78.
[21] Jacob M. Landau. Modern Arap Edebiyatı Tarihi ( 20.Yüzyıl ) S. 23-25, Çvr. Dr. Bedrettin Aytaç. Gündoğan Yayınları 1994 Ankara
[22] Halid Muhammed Gazi. A.g.e.
[23] Er-Risale, Yıl 17, Sayı 827. S. 823-824. Mayıs 1949. Mısır.
[24] Doktora Tezi (Tarihsiz).  Atatürk Üniv. Sos. Bil. Enst. Doğu Dilleri ve Edebiyatları Anabilim Dalı. Danışman: Prof. Dr. Ahmet Savran.
[25] Yüksek Lisans. Gazi Univ. Sos.Bil.Enst, Ankara,1992. 96 s., 45 ref. Danışman: Prof. Dr. Azmi Yüksel. Dili: Tr.
[26] El-Kurtubî Tefsirinden Antoloji olarak hazırladığı bu “Tefsir Şerhi”ni kendi imkânları ile 1980 yılında 900 Sf. olarak bastırmıştır. Bibliotheca Orientalis. 38/1-2/1981 Leiden
 
 

 

Ekleme zamanı: 13.11.2007
Bu Yazı Toplam 3200 Defa Okunmuştur

BU HABERİ

Yazdır

Arkadaşına Gönder

Yorum Ekle
Yorumlar Bu Habere Toplam 0 Yorum Eklenmiştir.
Diğer Yorum İçin
Karaman Hocanın "Var"ları ve "Yok"ları-3
Dr. Ebubekir Sifil

Günümüzde İslamî İlimler Eğitimi Müfredatı: Mülahazalar III
Talha Hakan Alp

Başörtüsünün Referans Kaynakları
Dr. Serdar Demirel

Neden Âdâb-ı Şer’iyye Yahut Problem Nerede?
M. Fatih Kaya

İslam Dünyasından Alim ve Davetçileri Ağırlamaya Devam Ediyoruz.
Ömer Faruk Tokat

Dini Yükseltmek mi, Din ile Yükselmek mi?
Murat Türker

Hanefî Mezhebinin Meşhur Metin Kitapları II
Orhan Ençakar

İmam Tahâvî Biyografisine Bir Katkı
Abdulkadir Yılmaz

Bonaparte’dan Zağlul’a Mısır’da Masonluk
Yusuf Hanif

Hayrettin Karaman Hocanın bir Fetvası Üzerine bir Değerlendirme
Ahmed Turan

Tevfîk el-Hakîm
Abdullah Zerrar Cengiz

Kelam İlmi ve İslam Akâidi Şerhu’l-Akâid İsimli Tercüme Üzerine
Tedkik Komisyonu

İKTİBAS
Şarkiyatçı Bakış Açısının Din Araştırmalarına Etkisi
Dr. Murteza Bedir

Dâruşşafaka Cd. Başmüezzin Sk. No: 1 Fatih - İstanbul
Tel: +(9)0 212 631 24 43    Fax: +(9)0 212 532 11 34   e-posta: bilgi@darulhikme.org.tr
Hesap Bilgileri: Türkiye Finans Katılım Bankası, Yavuzselim Şubesi, Daru'l-Hikme adına,
Hesap No: 263255-1
 
Ana Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    copyright verigoo 2007